Mustafa Aslan’ın Ardından

Mustafa Aslan’ın Ardından  - Tacim Çiçek

Foto: Kadir İncesu

Mustafa’nın kaybını öğrendiğimde inanamadım uzun bir süre… Çünkü onca zaman birbirimizi gör(e)mesek de kendi mecramızda hem öğretmenliğimizi hem de yazın serüvenimizi bildiğimiz gibi sürdürüyorduk… Çünkü, onun sessizliği gibi derinliğini, içtenliğini ve zaman zaman da arkasız hırkasız olmaktan yakındığını biliyordum…

Onunla ilk ne zaman tanıştık diye sorduğumda kendime… Üniversitesinde öğrenci olduğu Sivas’ın yazıncılarını ve dergilerini (İmece, Eylül) ve yerel gazetelerini (4 Eylül, Yeni Ülke vs.) biliyordu. O da, ben de bunlarda yazıyorduk. Yani birbirimizi isim olarak tanıyorduk… Sonra bir yaz sıcağında Ceyhan’a geldi Gaziantep’ten… Bir gece bizde kaldı, babamın kötü bakışları, annemin de gülen yüzü ve içtenliği altında… Sabah kahvaltıdan sonra öğretmenevine gittik ve edebiyattan, gelecekte yapacağımız şeylerden söz ettik. Yetinmedik, Osmaniye’ye de gittik. Orada yerel bir dergi çıkaran bir dostunu da ziyaret ettik. Akşamüzeri onu Antep’e yolcu ettim, ben de Ceyhan’a döndüm. Böylece yüzcek tanıştık ve mektuplaşmaya başladık. İkimizin de kişisel hayat hikâyesi aynı şehirleri yaşamaya uygun değildi çünkü…

Derken o öğretmen oldu ve Ağrı’da kişisel hayat hikâyesine eşini de katarak İstanbul’a geldi nice yıl sonra… Ve ben mektuplaştığım, kitap fuarlarında görüştüğüm kardeşimle yıllar önce ve son defa yani daha sayıları iki mi, üç mü olduğunu bile unuttuğum, elek altı diyebileceğimiz büyüklükte olan çocuklarıyla yaşadığı evinde görüştüm. Israr etmiş ve beni evine götürmüştü. Neredeyse uyumamış ve İstanbul Dükâlığından, edebiyat ortamının duyarsızlığından, bencilliğinden konuşmuştuk…

Zaman zaman yazılarını Evrensel’de okuyup gönenirdim. Şiirler, hikâyeler ve en çok da çocuklar için bir şeyler yaratması, Fransızca çeviriler yapması ilgimi çekerdi. İşte, halen bizi yaşama bağlayan çelik ipleri sıkı sıkı tutuyor, derdim kendi kendime…

Ve araya hayatın başka başka gerçeklikleri girince ailemden biri gibi sevdiğim Mustafa ile ne mektuplaşabildim ne de telefonlaşabildim. Bir şeyler yüzünden bir daha görüşmeyi hep ertelemiş olduğumdan dolayı en azından ben bir acı yaşıyorum gerçekten…

Dostumdu, kardeşimdi, düşünsel yoldaşımdı yaşamsal ve yazınsal mecrada…

Işık içinde olsun… Yaşamadığı yıllar en sevdiklerinin ömrüne dâhil olsun…

Tacim Çiçek

4 Haziran 2021 Cuma | 228 Görüntülenme

İlgili Kategori: Köprü

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

Etiketler